| Ocak 25, 2010, 09:59:56 ÖS |
Hero Member
Üye No : 326
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 4153
Nerden : ANKARA
Karma: 13
|
 |
« : Ocak 25, 2010, 09:59:56 ÖS » |
|
YETİŞKİNLERDE DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE

DÜNÜN YARAMAZ ÇOCUKLARI
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite/aşırı hareketlilik bozukluğu (DEHB) çocuklarda sık görülen nörogelişimsel durumlardan biridir. Bu durum erişkinlikte dikkatini verememe, organize olamama, huzursuzluk, işleri bitirmekte güçlük, eşya kaybetme gibi belirtilerle kendini gösterir. DEHB'nin erişkinlerde görülebileceğinin kabul görmesi ve değerlendirmelerin ona göre yapılması 'dünün yaramaz çocukları'nı anlamak açısından önemlidir.
DEHB'nin yaşam boyu devamlılığı konusunda çeşitli görüşler vardır. Kimi bilim adamları DEHB belirtilerinin ergenlikle birlikte azalmaya başladığını iddia ederken, kimi bilim adamları bu belirtilerin nitelik ve nicelik olarak değiştiğini, ya da kişinin diğer yetilerini geliştirip kullanarak nörogelişimsel farklılığına uyum sağlamayı öğrendiğini ve belirtilerdeki azalmanın bu uyuma bağlı olduğunu iddia ederler.
DEHB tanısı almış yetişkinlerle yapılan araştırmalarda, sıklıkla geriye dönük DEHB belirtileri sorgulanır ve belirtilerin çocuklukta da var olduğu ve tedavi edilmediği için yetişkinliğe dek sürüp gittiği sonucuna varılır.
DEHB tanısı almış yetişkinlerle yapılan araştırmalarda, sıklıkla geriye dönük DEHB belirtileri sorgulanır ve belirtilerin çocuklukta da var olduğu ve tedavi edilmediği için yetişkinliğe dek sürüp gittiği sonucuna varılır. Oysa hem çocuklukta hem de yetişkinlikte benzer bir klinik tablonun olması bu belirtilerin devamlılığına veya aynı durumun çocukluktan yetişkinliğe dek devam ettiğine dair somut bir kanıt oluşturmaz. Aynı hastalık tablosunun devamlılığını öne sürmek için klinik gidişat, ailevi özellikler, ilaca uyum, nörolojik gelişim ve genel olarak tedaviye cevap gibi parametrelerin tümü göz önünde bulundurulmalı ve çalışmalar ileriye dönük olmalıdır. Diğer değişkenleri de göz önünde bulundurarak yapılmış çalışmaların ortak sonucu, DEHB'nin yetişkinliğe uzanan bir durum olduğudur. Bu konu ile ilgili olarak Faraone ve arkadaşlarının (2000) makalesi bilgi vericidir.
Günümüze dek yapılmış çalışmalarda bu belirtilerin çocukluktan yetişkinliğe devamlılığı ile ilgili farklı tezler öne sürülmüştür. Bir iddiaya göre, belirtiler çocukluk döneminde ve yetişkinlikte farklılık göstermese de bu belirtilerin davranışa yansıması farklı olabilmektedir. Bu görüşe göre, DEHB tanısı alan birey çocukken sırada bekleyememe, oyunu sessizce sürdürememe, aşırı hareket etme gibi özelliklere sahipken, yetişkin olduğunda hızlı araba kullanmayı tercih etme, birden fazla işte çalışma veya sık iş değiştirme gibi belirtiler gösterebilir. Bu belirtiler aynı dinamiklerden kaynaklanmaktadır, fakat kişinin yaşam biçimi ve içinde yaşadığı toplumun özelliklerinden etkilenerek, hatta onların doğrudan etkisi altında kendini belli eder.
Başka bir iddiaya göre, belirtiler çocukluktan yetişkinliğe geçerken niteliksel olarak bir değişim yaşar. Çocuklukta 'aşırı hareketlilik' kategorisi altında sınıflandırdığımız belirtiler sık görülürken, yetişkinlikte 'dikkat eksikliği' diye tasnif edilen belirtiler yaygın olarak görülebilir. Bu görüşe göre çocukken görülen dürtüsellik ve aşırı hareketlilik yerini yaşla birlikte ortaya çıkan ve gelişen yüksek düşünme becerilerindeki yetersizliğe ( kendini kontrol edememe, sorumlu davranışta bulunama, bir düzen içinde hareket etme ve diğer sosyal beceriler gibi ) bırakabilir.

Yetişkin hastalar hızlı araba kullanmayı tercih etme, birden fazla işte çalışma veya sık iş değiştirme gibi belirtiler gösterebilir.
Bilim adamlarının üzerinde hem fikir olduğu görüş ise, DEHB'nin uygun müdahalenin yokluğunda yetişkinliğe dek sürebileceğidir. Yapılan çalışmalar DEHB tanısı alan yetişkinlerin zamanı iyi kullanama, öfkelerini kontrol edememe, uyku bozukluğu, insan ilişkilerinde başarısızlık gibi psikososyal problemler yaşadığını ortaya koymuştur. Alkol ve madde bağımlılığı, depresyon, kişilik bozuklukları da sık yaşadıkları problemler arasındadır.
DEHB'nin çocukluktan yetişkinliğe devam eden bir durum olduğunun kabul edilmesi bağımlılık tedavisinde de önemlidir. Yapılan çalışmalarda yetişkin DEHB hastalarında alkol ve madde bağımlılığının görülme sıklığı % 50 olarak belirlenmiştir. Bu oranın yüksek olması DEHB'nin bağımlı yetişkinlerde de sorgulanması gereken bir durum olduğu ve bağımlılığa uygun müdahaleyi belirlerken dikkate alınmasını gerektiğini gösterir.
Aslında çoğu yetişkinde DEHB'nin varlığı bile sorgulanmaz, DEHB'den kaynaklanan bir takım yetersizlikler de kişilik özellikleri, irade zayıflığı veya zekâ kapasitesi ile açıklanmaya çalışılır. Alkol veya madde bağımlılığı gibi insan yaşamını ciddi oranda sekteye uğratacak bir durum da yaşanmıyorsa, o kişi toplumca olduğu gibi kabul görür. Geçmişin sözde 'yaramaz' çocuğu bugünün 'haylaz' ya da 'vurdumduymaz' bireyi haline gelir. Böyle bir durumda da, kişinin kabul görmesi, olumlanması aynı anda problemin yok sayılması anlamına gelebilir. Bu da çözümsüzlüğü doğuracak ve kişiyi baş etmesi daha güç bir dünyaya itecektir. Oysa yapılan çalışmalar uygun müdahale ile DEHB'nin her yaş döneminde tedavi edilebildiğini göstermektedir.
Kaynaklar: Faraone, S.V.,Biederman, J.,Spencer, T., Wilens, T., Seidman, L.J., Mick, E., et al. (2000). Attention-deficit/ hyperactivity disorder in adults: An Overview, Biological Psychiatry, 48, 9-20.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| Ocak 28, 2010, 02:00:26 ÖS |
Global Moderator
Hero Member
Üye No : 75
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 1294
Karma: 12
|
 |
« Yanıtla #1 : Ocak 28, 2010, 02:00:26 ÖS » |
|
tşkler paylaşim için ellerine sağlık
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| Ocak 28, 2010, 02:07:19 ÖS |
Hero Member
Üye No : 326
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 4153
Nerden : ANKARA
Karma: 13
|
 |
« Yanıtla #2 : Ocak 28, 2010, 02:07:19 ÖS » |
|
teşekkürler..genel anlamda gelecekte tüm yaşamı etkisi altında bulunduracak olan bazı olumsuzlukları çocuklaraçısından incceleyen ve araştıran sonuçta belli bulguları paylaşan bir yayından aldığım bu bilgi lerin çocukları tanıma ve yetiştirmede faydalı olabileği düşüncesi ile paylaştım..bilginin zararı olmaz ..yorumlar için teşekkürler..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| Ocak 28, 2010, 02:38:57 ÖS |
Cardelen
Administrator
Hero Member
Üye No : 3
Mesaj Sayısı: 2969
Karma: 13
|
 |
« Yanıtla #3 : Ocak 28, 2010, 02:38:57 ÖS » |
|
DEHB tanısı karmaşık bir süreçtir ve DEHB semptomlarının sayısı, devamlılığı ve öyküsüne ve bunların günlük işlevselliği ne ölçüde engellediğine dayanır. Ayrıca, semptomların diğer olası nedenlerini safdışı bırakmak için fizik muayene ve birçok kişiden edinilen bilgilerin değerlendirilmesi de gerekmektedir.
Tanı kriterleri ve DEHB tipleri
Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı (DSM-IV) DEHB tanısı koymak için kriterler sağlamaktadır.
Bu kriterler aşağıdakileri gerektirmektedir:
Yukarıda tablolanan en az 6 dikkatsizlik semptomu ve/veya en az 6 hiperaktivite/dürtüsellik semptomu en az 6 ay süreyle devam etmiş olmalıdır ve bunlar benzer bir gelişim düzeyindeki bireylerde tipik olarak gözlenenden daha sık ve şiddetlidir. Bu semptomlardan bazıları yedi yaşından önce bulunmalıdır. Bu semptomlardan bazıları en az 2 ortamda bulunmalıdır (örn. okulda/işte ve evde). Kişinin günlük yaşamda işlev görme yeteneğinde anlamlı bozukluğun net bulguları vardır.
Bir veya daha fazla temel semptomun (yani, dikkatsizlik, hiperkativite/dürtüsellik) baskınlığına bağlı olarak, üç DEHB tipi tanımlanmıştır.
Dikkatsizliğin Önde Geldiği Tip: eğer 6 veya daha fazla dikkatsizlik semptomu (ancak 6'dan daha az hiperaktivite/dürtüsellik semptomu) en az 6 ay süreyle devam etmişse. Bu tip, DEB ya da dikkat eksikliği bozukluğu olarak da bilinmektedir. Hiperaktivite-Dürtüselliğin Önde Geldiği Tip: eğer 6 veya daha fazla hiperaktivite-dürtüsellik semptomu (ancak 6'dan daha az dikkatsizlik semptomu) en az altı ay süreyle devam etmişse. Bileşik Tip: eğer 6 veya daha fazla dikkatsizlik semptomu ve 6 veya daha fazla hiperaktivite-dürtüsellik semptomu en az altı ay süreyle devam etmişse. Bu, çocuklarda ve ergenlerde en sık görülen DEHB tipidir.
DEHB tanısı koymak uzmanlık, zaman ve çaba gerektirmektedir.
Bir çocuğun ya da ergenin DEHB olup olmadığının belirlenmesi yalnızca semptomlara dayanmamalıdır; DEHB konusunda uzmanlığa sahip bir çocuk/ergen psikiyatri ya da pediatrist tarafından yürütülen bir değerlendirmeyi de gerektirmektedir. Bu uzmanlar, kapsamlı bir fizik muayene ve ebeveynler ile öğretmenlerden edinilen bilgilerin değerlendirilmesiyle birlikte, çocuğun davranışını değerlendirerek tanı koymaktadır. Ayrıca, işitme ve görme sorunları, anemi, alerji, tiroid gibi tıbbi sorunlar ya da beslenme sorunları ve muhtemelen gelişimsel güçlükler dışlanmalıdır.
DEBH tanısı koymada bir güçlük de, birçok semptomun diğer durumsal/çevresel stres etmenlerinden kaynaklanabilmesi ya da diğer birçok psikiyatrik ve mental bozuklukla ortak özellikler taşımasıdır. Örneğin, okul değiştirme, bir başka bölgeye taşınma, boşanma ya da iş bulma güçlükleri gibi olayların neden olduğu semptomlar DEHB semptomlarıyla karıştırılmamalıdır. Öğrenme güçlükleri, davranış sorunları, duygudurum veya anksiyete bozuklukları gibi mental bozukluklar semptomların potansiyel nedenleri olarak bertaraf edilmelidir. DEHB ailelerde süregelme eğilimi gösterdiğinden, eksiksiz bir ailesel tıbbi öykü çocuğun tıbbi durumuna ilişkin ipuçları verebilir.
Tanıya yardımcı olmak için, davranış Derecelendirme Ölçekleri kullanilabilir ve ebeveynler ile öğretmenler tarafından doldurulabilir. Bu derecelendirme ölçekleri çocuğun evde ve okulda diğer çocuklara kıyasla nasıl işlev gördüğünü belirlemeye yardımcı olmaktadır.
Bir erişkinin DEHB olup olmadiğının belirlenmesi yetkin bir uzman tarafından kapsamlı bir değerlendirmeyi gerektirmektedir. Bu, mevcut semptomların değerlendirilmesine ek olarak çocukluk çağındaki akademik ve davranışsal öykünün incelenmesini de içermelidir.
Büyük çoğunlukla, DEHB olan erişkinlere çocukluk çağında gerektiği gibi tanı koyulmamıştır. Bu hastalığın kalıtımsal olduğu düşünüldüğünden, DEHB sıklıkla erişkinlerde çocuklarına tanı koyulduktan sonra ilk kez fark edilmektedir. Erişkinlerin DEHB açısından değerlendirilmesinde bazen başka semptom kontrol listeleri kullanılmakla birlikte, günümüzde en geçerli olan DSM-IV kriterleridir. Azalma eğilimi gösteren hiperaktvitenin dışında, huzursuzluk, organizasyonda güçlükler, dürtüsel olma ve sosyal güçlükler gibi birçok DEHB semptomu erişkinlik yıllarında da devam etmektedir. DEHB olan erişkinlerin dikkati kolaylıkla dağılmakta, dikkatini sürdürme ve önceden plan yapma güçlükleri yaşamakta ve işleri tamamlayamayabilmektedir. Çoğu zaman duygudurum dalgalanmaları vardır ve hemen sinirlenirler. Bunun bir sonucu olarak, DEHB olan bazi erişkinler kariyer güçlükleri yaşayabilmektedir.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| Ocak 28, 2010, 03:18:56 ÖS |
Hero Member
Üye No : 326
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 4153
Nerden : ANKARA
Karma: 13
|
 |
« Yanıtla #4 : Ocak 28, 2010, 03:18:56 ÖS » |
|
teşekkürler..harikasın ..emeğin ve paylaşımın için teşekkürler... özlenen ve tüm mavidüşler ailesinin her ferdinden beklenen bu paylaşım ile dayanışma konu ekleme güzelliğinin daim olmasını dilerim...emeğine sağlık...sevin..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|